16-22 Mart 2026 haftası, gayrimenkul dünyası için adeta “bekle ve gör” ile “harekete geç” arasında mekik dokunan bir dönem oldu.
1. TCMB Faizleri Sabitledi: Piyasada “Duraklama” Devam Ediyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Mart ayı toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Bu hamle, konut kredisi maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyredeceği ve alıcıların temkinli duruşunu koruyacağı anlamına geliyor. Piyasada radikal bir değişim bekleyen yatırımcılar için bu karar, “istikrar mı, durgunluk mu?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
2. Konut Satışlarında “Şubat” Baharı: Beklentilerin Üzerinde Artış
TÜİK verilerine göre, konut satışları Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre %5,9 artış göstererek 124 bin 549 adetle rekor kırdı. İpotekli satışlardaki %42’lik sıçrama, yüksek faize rağmen tüketicinin bir şekilde finansman bulup mülk edinme arzusunun sürdüğünü kanıtlıyor. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi metropollerdeki talep canlılığı, piyasadaki iyimserliği körükleyen en büyük etken oldu.
3. Mart Ayı Kira Zam Tavanı Netleşti: %33,39
Kiracıları ve ev sahiplerini doğrudan ilgilendiren Mart 2026 kira artış oranı, TÜFE verileri ışığında %33,39 olarak belirlendi. Geçen aya kıyasla hafif bir gerileme gösteren bu oran, hem konut hem de iş yeri sözleşmeleri için yasal üst sınırı temsil ediyor. Ev sahiplerinin bu limitin üzerinde zam yapma şansı hukuken bulunmazken, piyasada “makul artış” dengesi aranmaya devam ediyor.
4. Kentsel Dönüşümde “Yarısı Bizden” Kampanyası Genişledi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul odaklı kentsel dönüşüm seferberliğinde vites yükselterek destek paketini 1,875 milyon TL’ye çıkardı. 2026 sonuna kadar riskli yapı ilan edilen tüm binaların dahil edildiği bu modelde; hibe, kredi ve taşınma yardımı üçlüsü mülk sahiplerine nefes aldıracak. Bu gelişme, özellikle Marmara Bölgesi’ndeki güvenli konut arzını hızlandırmayı hedefleyen devrim niteliğinde bir adım olarak görüldü.
5. Gayrimenkulde “Reel Değer” Kaybı Sinyalleri
Konut fiyatları nominal bazda artmaya devam etse de, son raporlar gayrimenkulün enflasyon karşısında %3,9 oranında reel değer kaybettiğini ortaya koydu. Fiyat etiketleri yükselirken satın alma gücündeki bu erime, konutun artık “enflasyondan korunma kalkanı” olma özelliğini yitirmeye başladığını gösteriyor. Yatırımcılar artık sadece fiyat artışına değil, mülkün sağladığı kira getirisi ve amortisman süresine odaklanmaya başladı.

