Türkiye’de yabancı yatırımcıların konut talebi 2026 yılının ilk aylarında ivme kaybetse de, bazı ülkelerin pazardaki ağırlığı devam ediyor. Şubat ayına ilişkin resmi veriler, yabancıya konut satışında sınırlı bir gerilemeye işaret ederken ülke bazlı dağılımda dikkat çekici tabloyu ortaya koydu.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Şubat 2026’da yabancılara yapılan konut satışları geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 oranında azalarak 1.506 adet olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde yabancıların payı ise yüzde 1,2 seviyesinde kaydedildi.
İlk İki Ayda Düşüş Daha Belirgin
Ocak-Şubat 2026 dönemine bakıldığında ise düşüş ivmesinin daha net hissedildiği görülüyor. Yılın ilk iki ayında yabancılara yapılan toplam konut satışı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,1 gerileyerek 2.812 adet oldu.
Bu tablo, yüksek finansman maliyetleri, küresel ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin yabancı yatırımcı kararlarını daha temkinli hale getirdiğine işaret ediyor.
Rusya Yine Zirvede
Şubat ayı verilerine göre ülke uyruklarına göre yapılan değerlendirmede Rusya Federasyonu vatandaşları 191 konut alımı ile ilk sıradaki yerini korudu. İran 131 konutla ikinci sırada yer alırken, Irak vatandaşları 106 konut alımıyla üçüncü sırada konumlandı.
Bölgesel dalgalanmalara rağmen Rus yatırımcıların Türkiye pazarına olan ilgisinin sürdüğü görülüyor. Özellikle büyükşehirler ve sahil bölgelerinde yabancı talebinin belirli segmentlerde yoğunlaşmaya devam ettiği değerlendiriliyor.
Veri Kaynağı: Tapusor Analizi
Bu içerikte yer alan tüm sayısal veriler resmi istatistikler esas alınarak hazırlanmış olup, detaylı analizler Tapusor verileriyle desteklenmiştir. İl, ilçe ve metrekare bazlı fiyat değişimleri ile yabancıya satış oranları Tapusor üzerinden karşılaştırmalı olarak incelenebilmektedir.
Gayrimenkul piyasasında yatırım kararları alınırken, yalnızca aylık değişim oranlarına değil; iki aylık, çeyreklik ve yıllık trend analizlerine de odaklanmak kritik önem taşıyor. Yabancıya konut satışı verileri, özellikle sahil kentleri ve metropol ilçelerinde fiyat dinamiklerini doğrudan etkileyen bir gösterge olmaya devam ediyor.

