Yüksek Konut Kredisi Faizleri İpotekli Satışları Baskılıyor

Yüksek Konut Kredisi Faizleri İpotekli Satışları Baskılıyor

Türkiye konut piyasasında 2026 yılına girilirken en belirleyici unsur yine finansman maliyetleri oldu. Yüksek konut kredisi faizleri ipotekli satışları baskılıyor ve satış kompozisyonunda dikkat çekici bir değişim yaratıyor. Sektörel veriler ve saha analizleri, krediye erişimin zorlaştığı dönemlerde talebin yön değiştirdiğini net biçimde ortaya koyuyor.

Tapusor.com verileri ve resmi istatistikler birlikte değerlendirildiğinde, piyasanın krediye duyarlılığı açık şekilde görülüyor.

Ocak 2026 Verileri: Satışlar Geriledi

Resmi istatistiklere göre 2026 yılı Ocak ayında toplam konut satışları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %2,1 azalarak 111 bin 480 adede geriledi.

Bu düşüş oranı sınırlı görünse de satışların dağılımı finansman baskısının etkisini ortaya koyuyor.

İpotekli Satışların Payı Yüzde 18’de Kaldı

Ocak ayında ipotekli konut satışları 20 bin 263 adet olarak gerçekleşti. Toplam satışlar içindeki payı ise yaklaşık %18 seviyesinde kaldı.

Bu oran, kredi maliyetlerinin yükseldiği dönemlerde ipotekli satışların nasıl daraldığını gösteren önemli bir gösterge niteliğinde.

Aynı dönemde yabancılara yapılan konut satışları yıllık bazda %20,8 düşerek 1.306 adede geriledi. Yabancı satışların toplam içindeki payı ise yalnızca %1,2 oldu.

Tapusor.com analizlerine göre bu tablo, piyasada işlemlerin büyük ölçüde peşin alım ya da geliştirici firmaların sunduğu alternatif ödeme modelleri üzerinden ilerlediğine işaret ediyor.

Konut Kredisi Faizleri: Aylık %2,49 – %2,99 Aralığı

2026 itibarıyla bankalarda konut kredisi faiz oranları aylık %2,49 ile %2,99 arasında seyrediyor. Uzun vadeli kredi kullanımında bu oranlar toplam geri ödeme tutarını ciddi ölçüde artırıyor.

Özellikle ilk kez konut alacak kesim için aylık taksit yükü belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Yüksek konut kredisi faizleri ipotekli satışları baskılıyor ve talebin satışa dönüşme hızını yavaşlatıyor.

Politika Faizi ve 12 Mart Beklentisi

Politika faizi yılın ilk ayında %37 seviyesine çekilmişti. Piyasada 12 Mart’ta açıklanacak faiz kararına ilişkin beklenti, temkinli bir duruşun korunacağı yönünde şekilleniyor.

Bu durum kısa vadede konut kredisi faizlerinde belirgin bir gerileme ihtimalini zayıflatıyor. Finansman maliyetlerinin yüksek kalması, ipotekli satışlar üzerindeki baskının devam edeceğine işaret ediyor.

Talep Var, Finansman Sınırlı

Türkiye’de konut talebi yapısal olarak güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak finansmana erişim koşulları, bu talebin ne kadarının fiili satışa dönüşeceğini belirliyor.

Tapusor.com saha verileri, faizlerde kalıcı bir düşüş başlaması halinde beklemede olan alıcı kitlesinin hızla piyasaya dönebileceğini ortaya koyuyor. Özellikle krediye bağımlı ilk alıcı segmenti, faiz hareketlerine karşı oldukça duyarlı bir profil sergiliyor.

2026 Konut Piyasasında Kritik Dönem

Uzman değerlendirmelerine göre, önümüzdeki dönemde uygulanacak para politikası yalnızca kredi maliyetlerini değil, 2026 yılı konut satış performansının genel seyrini de doğrudan etkileyecek.

Özetle; yüksek konut kredisi faizleri ipotekli satışları baskılıyor, satış kompozisyonu peşin ve alternatif finansmana kayıyor, işlem hacmi ise faiz politikasına endeksli bir görünüm sergiliyor.

2026’da konut piyasasının yönü, faizlerde atılacak adımlarla şekillenecek.