Türkiye gayrimenkul piyasası 2025 yılında tarihi bir eşiği geride bıraktı. Açıklanan verilere göre konut ve gayrimenkul satışları tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşarak yaklaşık 3,3 milyon adet olarak kaydedildi. Ancak rakamlar rekor kırarken, piyasanın tüm taraflarında ortak bir memnuniyetsizlik dikkat çekiyor.
Satış Var, Kazanç Hissi Yok
Piyasa verileri satış hacmindeki artışı net biçimde ortaya koysa da, satıcı cephesinde hâkim olan duygu memnuniyet değil. Gayrimenkulünü elden çıkaran birçok mülk sahibi, satış sonrasında “değerinin altında elden çıkardım” düşüncesiyle hareket ettiğini ifade ediyor. Nakit ihtiyacı, ekonomik baskılar ve belirsizlikler, mülk sahiplerini satışa zorlayan temel faktörler arasında öne çıkıyor.
Alıcı Cephesinde Tereddüt Artıyor
Alıcı tarafında ise yüksek faiz oranları belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Konut kredilerinin erişilebilirliğinin azalması, yatırımcıları alternatif enstrümanlara yöneltiyor. Altın ve gümüş gibi araçların daha cazip görünmesi, konut alım kararlarının ertelenmesine neden oluyor. Bu durum, konuta yatırım yapan kesimde “doğru zamanda mı aldık?” sorgulamasını beraberinde getiriyor.
Üretici ve Aracı Kurumlar da Baskı Altında
Konut üreticileri, son iki yılda artan maliyetlere dikkat çekiyor. Yüksek faiz ortamı ve enflasyonist baskılar nedeniyle maliyetlerin ciddi biçimde yükseldiği, ancak satış fiyatlarına aynı oranda yansıtılamadığı ifade ediliyor. Buna rağmen üretimin ve satışın sürdürülmesinin, sektörde kalabilmek adına zorunlu olduğu vurgulanıyor.
Gayrimenkul aracıları açısından da tablo farklı değil. Yaklaşık 1 milyon 700 bin konutun satıldığı, toplamda 3,3 milyonluk işlem hacmine ulaşan bir yılda dahi, birçok emlak ofisi işlem hacminden ve kârlılıktan şikâyet ediyor. Artan operasyonel giderler ve düzenlemelerin hızla devreye alınması, sektörde temkinli bir beklentiye yol açıyor.
Devlet Gelirleri Artıyor, Kayıt Dışılık Endişesi Sürüyor
Satış adetlerindeki yükseliş, kamu gelirlerine de yansıdı. Tapu harç gelirleri 2024’te 96 milyar 133 milyon TL iken, 2025 yılında yaklaşık %75 artışla 168 milyar TL seviyesine ulaştı. Ancak bu artışa rağmen, işlemlerin gerçek değer üzerinden yapılmadığına dair endişeler devam ediyor.
Yetkili kurumlar, kayıt dışılığın azaltılması ve gerçek satış bedellerinin beyan edilmesi için yeni uygulamaları gündeme alıyor. Uzmanlar ise bu tür adımların altyapısı hazırlanarak ve kademeli geçişle hayata geçirilmesi gerektiği görüşünde birleşiyor. Aksi halde piyasa dengesinin daha da bozulabileceği ifade ediliyor.
Genel Değerlendirme
Veriler rekoru işaret ediyor, ancak saha bambaşka bir tablo çiziyor.
Satıcı mutsuz, alıcı kararsız, üretici baskı altında, aracı kurumlar umutsuz.
Özetle;
Rakamlar yükseliyor, işlemler artıyor…
Ancak gayrimenkul piyasasında herkes aynı soruyu soruyor:
Bu rekor kimin için?
